DELİCAN; “HİÇBİR ŞEYDEN ÇEKMEDİK; VESAYETTEN ÇEKTİĞİMİZ KADAR”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; "Hiçbir şeyden çekmedik; vesayetten çektiğimiz kadar" AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; referandum sürecinde sıklıkla gündeme getirilen bürokratik vesayetin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yer bulamayacağını söyledi. Vesayet rejiminin, 61 Anayasası'ndan bu yana demokratik yollarla seçilenlerin korkulu rüyası, devlet yönetiminin kamburu haline geldiğine dikkat çeken Başkan Delican; "Hiçbir şeyden çekmedik bürokratik vesayetten çektiğimiz kadar" diyerek halkın hafızasını yoklamasını istedi.

Özgürses Gazetesi
04:02 -
DELİCAN; “HİÇBİR ŞEYDEN ÇEKMEDİK; VESAYETTEN ÇEKTİĞİMİZ KADAR”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; “Hiçbir şeyden çekmedik; vesayetten çektiğimiz kadar”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; referandum sürecinde sıklıkla gündeme getirilen bürokratik vesayetin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yer bulamayacağını söyledi. Vesayet rejiminin, 61 Anayasası’ndan bu yana demokratik yollarla seçilenlerin korkulu rüyası, devlet yönetiminin kamburu haline geldiğine dikkat çeken Başkan Delican; “Hiçbir şeyden çekmedik bürokratik vesayetten çektiğimiz kadar” diyerek halkın hafızasını yoklamasını istedi.

16 Nisan’ın bu kangrenden kurtulma tarihi olacağını belirten Delican; bugün parlamenter sistemi yok edecekler, üniter devlet yapısını ortadan kaldıracaklar gibi iddialarla halkın yanlış bilgilendirildiğini, tam tersine yeni sistemle vesayet odaklarından arınarak, idarenin tümüyle halkın seçtiklerine teslim edileceğini söyledi. Cumhuriyet tarihi boyunca; siyasilerin, halkla kendini vasi ilan edenler arasında çapraz ateşte kaldığını söyleyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; açıklamasını şöyle sürdürdü;

 

Vesayet altına giren devlet…

“Haldun Taner’in dediği gibi;  ‘Vesayet ve himaye altına giren bir devlet istiklalini yitirir’. Geldiğimiz noktada, bu tehlikeyi, bu kaybı göze almamız söz konusu dahi olamaz. O yüzden bu reformu zaruri görüyoruz. Bugün, her ne kadar bir parlamenter sisteme sahip olduğumuz söyleniyor olsa da aslında gerçek bir demokratik işleyişe hiç sahip olmadık. 60 darbesinde, 71 muhtırasında, 80 darbesinde, 97 post modern darbesindeki gibi askeri vesayet olabilir, 27 Nisan’daki gibi Cumhurbaşkanı seçilmesini engellemeye yönelik yargı vesayeti olabilir, bürokratik vesayet olabilir; ya da başka bir odağın vesayeti… bu odakların hazırladıkları anayasalarla, baskı altında tutulmaya çalışılan hükümetler, iktidarsız iktidarlar yaşadık. Büyük kayıplar verdik. Zaman kaybettik. 15 Temmuz ise özellikle yargı ve güvenlik bürokratları üzerinden vesayet kurmaya çalışan bir işgalle karşı karşıya kaldık. Gerçek bir demokrasi için bu kamburlardan ve hainlerden kurtulmak gerekli.”

 

Büyük yetkiler verildi…

Halkın, tüm bu yaşananları siyasi iktidarların başarısızlığı olarak görmemesi gerektiğini söyleyen Başkan Delican; ” Bu bir sistem meselesidir. Vesayet odaklarının teslim aldığı idarenin altında giderek basiretini kaybetme gerçeğini yaşamışlardır. Hatta Süleyman Demirel’den Turgut Özal’a pek çok lider bu nedenle bugün oylayacağımız sistemin doğruluğunu savunmuştur.” diye konuştu. Delican, şunları kaydetti. “1961 anayasasında tesis edilen çarpık parlamenter sistem 82 anayasası ile takviye edildi. Bu sistemde devlet başkanına normal parlamenter sistemlerde olmayan büyük yetkiler verildi. Amaçları demokratik usüllerle seçilmiş hükümeti kontrol etmekti. Kendilerinden farklı düşünen birinin devlet başkanı seçileceğini hiç düşünmemişlerdi. 2014 yılında; Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın halk oyuyla seçilmesi bu sistemin yanlışlığını daha da gün yüzüne çıkardı.”

 

Peki bugüne kadar neden..?

AK Parti’nin 15 yıldır iktidar olduğunu, bu sisteme geçmeden işlerin nasıl yürütüldüğünü sorgulayanlar olduğunu söyleyen AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican; bu konuda da açıklamalar yaptı. Uzun zamandır tek başına iktidar olan AK Parti’nin, halkla bağları güçlü kadroları ve lideri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti; “Millet iradesinden güç alıp, hizmet odaklı çalışan ve kendi içindeki uyumunu her daim diri tutan bir çatı olduk. Ama, bu odakların 15 Temmuz’da kanlı bir şekilde meydana çıkması miladdır. Neden? Çünkü; bugüne kadarki tehdit, büyümüştür. Ve gelecek için tedbir almak zorunlu hale gelmiştir. Bu gerçekten büyük bir adım olacak. Demokrasinin kuralları asıl şimdi işletilecek. Bütün bunlardan sıyrılmak için Türkiye’nin seçilmişler tarafından yönetilebilir bir ülke haline gelmesi gerekiyor. İşte bu Cumhurbaşkanlığı sistemi ile en azından yüzde 51 oy alabilecek biri seçilecek.”

Delican; “İşte bu yüzden yasama, yargı ve yürütmenin milli egemenliğin şemsiyesi altında şekillenmesi gerektiğini söylüyoruz. Böylelikle bütün kuvvetler, vesayet odaklarının değil, milli egemenliğin himayesinde işlerlik kazanacak. Bürokrasi hızlanacak, hizmet, kalkınma hızlanacak. Meseleye milletimizin de böyle gerçekçi bakması gerekiyor. hiç suyu bulandırmaya gerek yok. Sandığa gitmekte herkes özgür. Hodri meydan dönemini istemiyorlar. Ama bu ülkenin artık kaybedecek zamanı ve kaynağı yok. Himayesiz, vesayetsiz Güçlü bir Türkiye istiyorsak, Evet demekten başka çaremiz yok.” diye konuştu.