ELEKTRİKTE KAYIP KAÇAK BEDELLERİ NASIL GERİ ALINIR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun elektrikte kayıp Kaçak bedelinin faturalarla tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu kararı vermesi üzerine haklarını aramak üzere vatandaşlar dağıtım şirketleri ve tüketici hakem heyetlerine başvurdu. Vatandaşı bilgilendirmek ve konu hakkında nasıl hareket etmesi gerektiği hakkında gazetecilerin bilgisine başvurduğu Enerji Hukuku Uzmanı Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi Avukat İrfan Medet Akpınar konu ile ilgili soruları yanıtladı.

Özgürses Gazetesi
01:30 -
ELEKTRİKTE KAYIP KAÇAK BEDELLERİ NASIL GERİ ALINIR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun elektrikte kayıp Kaçak bedelinin faturalarla tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu kararı vermesi üzerine haklarını aramak üzere vatandaşlar dağıtım şirketleri ve tüketici hakem heyetlerine başvurdu. Vatandaşı bilgilendirmek ve konu hakkında nasıl hareket etmesi gerektiği hakkında gazetecilerin bilgisine başvurduğu Enerji Hukuku Uzmanı Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi Avukat İrfan Medet Akpınar konu ile ilgili soruları yanıtladı.
 
Elektrikte kayıp kaçak bedellerinin 33.000.000’a yakın aboneyi ilgilendirdiğini Enerji Hukuku Uzmanı Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi Avukat İrfan Medet Akpınar ödemelerini düzenli yapan vatandaşlardan kayıp kaçak bedellerinin alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtti.  
 
AVUKAT İRFAN MEDET AKPINAR: KAYIP KAÇAK BEDELİ ÇEŞİTLİ KALEMLER ALTINDA ALINDI
Kayıp kaçak bedellerinin uzun zamandır çeşitli tarife ve kalemler altında alındığına dikkat çeken Akpınar “Bunun farkına varılması ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun faturaların tüm detayları içerir şekilde anlaşılabilir ve net olarak dağıtım şirketleri tarafından düzenlenmesi gerektiği yönündeki talimattan sonra olmuştur. İlk defa faturada kayıp kaçak bedeli ile karşılaşan tüketiciler haklı olarak bu konuda tepkilerini dile getirmişler ve Türkiye’nin dört bir tarafından konuya ilişkin davalar açılmıştır. Söz konusu davalar birer birer tüketiciler lehine sonuçlanmış olup, konu ile ilgili son noktayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu koymuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.05.2014 tarih 2013/7-2454 E. sayılı kararı bu konudaki tartışmaları sona erdirmiştir. Bilindiği üzere, kayıp kaçak bedeli elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetini ve kayıp kaçak hedefi oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacı ile belirlenen bir bedeli kastetmektedir. Dolayısı ile kayıp kaçak bedelinin tüketicilerden alınması hukuken doğru değildir” dedi.
 
Dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli gibi bedellerinde alındığına dikkat çeken Akpınar ” Tüm bunlar EPDK tarafından çıkarılan yönetmeliklerle yapılmaktadır. Ancak Anayasa’nın 73.maddesi oldukça açık ve net hükümler içermektedir. Anayasa’nın 73.maddesinin 3.fıkrası “vergi, resim, harç vb. mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” hükmünü içermektedir. İşte tüm bu kayıp kaçak vb. bedeller kanuna dayanmaksızın EPDK tarafından çıkartılan yönetmelikle belirlendiği için hukuken bu bedellerin tahsil edilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde hukuken alınması mümkün olmayan kayıp kaçak bedeli üzerinden KDV, BTV, TRT payı, Enerji fonu alınması da hukuka uygun değildir. Bunun içindir ki; Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra mevcut durumu telafi edebilmek için hükümet tarafından acilen ve süratli bir şekilde yeni yasa hazırlama girişiminde bulunulmuştur. Her ne kadar yasa hazırlığı devam etse de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na istinaden artık geçmişe yönelik olarak 10 yıllık kayıp kaçak bedelini talep etmenin meşruiyeti oluşmuştur. Söz konusu kayıp kaçak bedelleri yapılan abonelik sözleşmelerine dayandığından, Borçlar Kanunu hükümleri gereğince geçmişe yönelik 10 yıllık süreç için bu bedellerin iadesi ve tahsili istenebilir. En önemli husus ise, bu bedelleri talep etme hakkının sadece tüketiciler mevzuatı kapsamında kalan tüketiciler yönünden değil, ticari işletmeler yönünden de talep edilebilmesidir. Nitekim şuan da pek çok ticari işletme dava açarak geçmişe yönelik olarak kendisinden tahsil edilen bedellerin iadesi davası açmaktadır” dedi.
 
TÜKETİCİ MAHKEMELERİNE BAŞVURULMALI
Tüketicilerin haklarını korumak için ilçe hakem heyetlerine ve tüketici mahkemelerine başvurmaları gerektiğinin altını çizen Enerji Hukuku Uzmanı Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi Avukat İrfan Medet Akpınar “Tüketici yasası kapsamında olan tüketiciler, geçmişe yönelik olarak talep edebilecekleri rakam şuan ki yasal parasal sınırlar dikkate alındığında Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde 2.200 TL’nin altında ilçe hakem heyetlerinde, 2.200 TL ile 3.300 TL arasında il hakem heyetlerinde, 3.300 TL üzerinde olması halinde doğrudan Tüketici Mahkemelerinde dava açmak hakkına sahiptirler. Bu bedellerin altında olması halinde öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvurmaları gerekmektedir. Tüketici yasası dışında kalan mesleki ve ticari elektrik tüketicilerinin ise, doğrudan Ticaret Mahkemelerinde dava açmak hakları bulunmaktadır” dedi.
 
Konu ile ilgili kanun çıkması halinde oluşacak durum hakkında soruları cevaplayan Akpınar “Öncelikle davanın açılmış olup olmaması yönünden ayırım yapmak gerekecektir. Eğer yasada geçmişe yönelik olarak kayıp kaçak bedelinin talep edilemeyeceği ve bunun mevcut olan davalar için de geçerli olacağı yönünde düzenleme yapılır ise, bu durumun Anayasa’ya aykırılık teşkil edeceği düşüncesindeyim. Kaldı ki; hukukta her davanın açıldığı tarihteki dava şartları ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple açılan davalara devam edilmesi kanaatindeyim. Aksi halde bu dava açma hürriyetinin ve hak arama özgürlüğünün ihlâli olacaktır. Çünkü ortada kazanılmış bir hak vardır. Bunun ortadan kaldırılması hukukun evrensel ilkeleri ile bağdaşmayacaktır. Yasadan sonra açılacak olan davalar yönünden ise, hakim yasa ile bağlı olacağından davaların görülmesi tartışmalı olacaktır. Bu sebeple hak sahiplerinin ileride haklarını gerek Anayasa Mahkemesine gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyabilmeleri için yasadan önce davalarını açmalarının uygun olacağı düşüncesindeyim.  Nitekim şuan da Türkiye’nin pek çok yerinden benzer nitelikte davalar mahkemelere açılmaktadır ” dedi.