Röportaj: Özgür GÜN
Son dönemde; Aliağa’nın sorunları ve çözüm önerilerine dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Aliağa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ASİD) Yönetim Kurulu Başkanı
Ümit Devran ile ilçenin gündemini,dernek çalışmalarını ve hakkındaki siyasi kulisleri konuştuk. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren Devran, yaptırdıkları kamuoyu araştırmasına yönelik de değerlendirmelerde bulundu.
– Derneğiniz çalışmalarını hızla sürdürüyor.Pek çok konuda Aliağa’yı masaya yatırıyor ve çözüm önerilerinde bulunuyorsunuz.Çalışmalarınızdan söz eder misiniz biraz?
“Eli boş duramayız…”
“Üretim potansiyelinin getirdiği göç, dolayısı ile artan nüfus ve ilişkilerin dizaynı gibi stratejik bir yaklaşım gerektiren özel bir ilçe Aliağa.Ulaşım başta olmak üzere, pek çok yatırımın odak ya da geçiş noktası.TÜİK verilerine göre 2017 nüfusumuz 94 bin.Hızla katlanan bu artış, barınmadan,sağlık hizmetlerine;istihdam koşullarından sosyal donatı alanlarına kadar pek çok ihtiyacı planlamayı gerekli kılıyor. Hükümet politikalarından doğan zafiyet ve eksikler de sorunların başlıca kaynağı.Ama, bizler de eli boş duramayız.Tespit etmek, yol göstermek, formül üretmek zorundayız. Derneğimize destek veren önemli bir uzman kadro var. Yakın zamanda, çözüm ortaklı, ekonomik ve sosyal projeleri gündeme getireceğiz.Tüm bunlar, halka ve ilçenin taşıdığı değerlere rağmen değil; tam tersine adil ve ortak kazancın işleri olacak.”
– Oldukça kapsamlı bir Aliağa araştırması yaptırdınız ve özet olarak kamuoyuyla paylaştınız; bu araştırmanın siyasi boyutu yok muydu? Ve sizce en çarpıcı sonucu neydi?
“Aliağa’nın en büyük gücü halkı”
“Halkımız, yaşadığı ilçenin sorunlarına hakim ve katılımcı.Önce bunu gördük.İsyan etmiyor, sorunların çözümünde yol arkadaşlığı yapmaya hazır.Ancak bir handikap var. Aliağalı’lar, hükümetin yapması gerekeni yerelde seçtiklerinden, belediyelerden bekliyor. Ortak projelerde de oklarını yerel idareciye çeviriyor. Örneğin; İZBAN Projesinin Bergama’ya kadar uzatılması-nı, hükümet ortaklı olmasına rağmen sadece Büyükşehir Belediyesi’nden bekliyor. Hastane yetersizliğinin biletini bile, sorumlu olana, söz verene, yani hükümete kesmiyor. Vatandaşlarımıza bunu anlatmak gerekli tabi ve bu da özel bir mesai ister . Biz, sorunları belirlemek ve Aliağa’nın gerçek sahipleri olan halkın çözüm önerilerini almak üzere yaptık bu araştırmayı. Mahalle mahalle ayrıntılı sonuçlar elimizde. Aliağalı’ların, kurumlara duydukları güveni,çözüm mercii olarak kimleri gördüğünü, hızlı sanayileşmenin yansımalarını ölçtük. Elimizdeki veriler siyasi veriler değil, ancak siyasetçinin doğru üretiminin önünü de açacak veriler. Su akar yolunu bulurla yöneticilik yapamazsınız. Ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları da artık bunu kaldırmaz. Aklı selim olmaya, ayakları yere basan planlamalara, bilimsel çalışmalara ihtiyacımız var. Halka sadece dokunmak yetmez, onları sürece dahil etmek gerekiyor.”
– Siyaset demişken; son günlerde adınız, CHP’den Aliağa Belediye Başkan Aday Adayı olarak geçiyor. Hatta geçmekle kalmıyor; sizi öne çıkaran bir haber büyük tepki aldı.Tartışma sürecine dahil olmadınız. Bu konuda söyleyecekleriniz var mı?
“Abdestimden hiç şüphem olmadı”
“Dahil olmadım; çünkü, dahlim olmayan bir meselede alaşağı edilmek, yıpratılmak istendim. Hiç ilgim olmayan bir kulis haberi için; yargıya taşısanız, kazanacağınız sözler ve ithamlarla karşılaştım. Diğer partililerin, genel ve yerel iktidarın koşulsuz savunucularının, kullandıkları dil hariç bunu yapmasını anlayabilirsiniz. Yine de bu şiddetli rekabet psikolojisi ya da fanatizm bana göre değil. Eleştiriye kapalı değilim. Ancak; niyet, yöntem ve üslup önemlidir. Partilimle tartışacağım yer ise kendi çatımızın altıdır. O çatı da bugün 95. yılına erişen, Cumhuriyetin kökleri üstünde yükselen katılımcı demokrasinin çatısıdır. Asılsız iddiaların, fırsatçı yaklaşımların, organize saldırıların olduğu bir arenanın parçası olmam. İzlemeyi ve sağduyulu davranmayı tercih ederim. Bu türden çatışma ortamları, itibarımıza, ilçemize ve dahi partimize zarar verir. Söyleyeceğim tek şey şu: ‘ Ben ortada bir adamım ve Aliağa’dayım. Bir hedefim de olsa, siyasetin kirli oyunlarına ihtiyaç duyacak kadar küçülmem. Kimse boşuna heveslenmesin, çünkü benim abdestimden hiç şüphem olmadı. Bu kısır ve düzeysiz çatışma ortamlarında beni göremeyecekler. Sokaktayım, pazardayım, köylerdeyim, dernek binamızdayım. İnsanların arasındayım yani.
Merakı olanı,eleştirisi olanı,
paylaşmak isteyeni beklerim.”
– Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, derler. Gerçekten hedefiniz nedir?
“Önemli olan yerelde kalkınma”
“Hayaliniz yoksa, gerçeğiniz de olamaz. Elbette Aliağa için hayallerim ve planlarım var. İlçemizin üretim gücünün adil paylaşımını hayal ediyorum mesela. Gözü boyanarak sürüklenen değil, ayakları yere basan, muhatabından hakkı ve ihtiyacı olanı alabilen;yerelde kalkınan; meslek hastalıkları hastanesi, üniversitesi olan bir Aliağa hayalim var. Sanayi ile bütünleşik, güvenceli, çağdaş bir mesleki eğitim modelini hayata geçirmeyi; kararlarını halkla alan, halkla uygulayan, özgün, üretken yerel idareye sahip bir Aliağa’yı hayal ediyorum. Hiçbiri olmayacak şeyler değil. Derneğimizi de tüm bunlara katkı koyabilir miyiz diye yola çıkardık ve çalışıyoruz. Herkes biliyor ki; aday adaylığımı deklare etmedim. Zamanı geldiğinde, partim; Ümit Devran olarak şahsıma görev verirse, neden hayır diyeyim. Ama, önemli olan; buradaki özel dokuyu, örnek ve öncü bir noktaya taşımak. Bunu yapabilecek niyet ve nitelikte olanın, partimin takdir ettiği ismin ne olursa olsun arkasında olurum.”
– Uzun yıllara dayanan bir siyaset hayatınızın olmaması da eleştiriliyor? Siyasete bakış açınız nedir?
“Hedefe giden yolda güç birliği zamanı”
“7-24 Cumhuriyet Halk Partisi için çalışan, tam anlamıyla parti emektarı sayılabilecek bir babayla büyüdüm. Şu anda 81 yaşında ve hala aynı. Ailemde partimizin atanmış ya da seçilmiş temsilcileri oldu. Siyaset yapmak; istisnasız her dönemde aday olmak değildir. İnandığınız siyasi görüşün, siyasi partinin, rolünüz ve göreviniz ne olursa olsun gönüllüsü olmaktır. İdealinizin peşinden gitmektir. Net bir insanım, eğilip bükülmeyen, kolay boyun eğmeyen, zoru zorlayan bir yapım var. ‘Köşe kapmaca’ bilmem, ‘Tavşan kaç, tazı tut’ lar bana göre değil. Yolum, izim, sözüm birdir, bellidir. Hayatımın içinde hiç entrikaya, dedikoduya yer vermedim. Vermemi de kimse beklemesin. Emek; elbette önemli bir değerdir. Ama, hırsın ve kişisel çıkar hesaplarının bulaştırıldığı emek de emek olmaktan çıkar. Siyasette de bu böyle bence. Kalkınmanın da siyasetin de yerelden şekilleneceğine, güçleneceğine inanıyorum. Asıl amaç bu olmalı. Tam da burada eski-yeni tartışması anlamını kaybeder. Yerini, hedefe giden yolda güç birliği yapmaya bırakır.”
Ümit DEVRAN kimdir?
1964 yılında Kırıkkale’de doğdu. Aslen Malatya Hekimhanlı. Maden Yüksek Mühendisi. Maden işletmeciliği yüksek lisansı var. ETİBANK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’nde; AK TİCARET A.Ş.’de; MİR MADENCİLİK LTD.ŞTİ,PARSA GIDA AŞ ve SURTAŞ İŞL.İNŞ.SAN.VE NAK.LTD. ŞTİ’de Aydın-Söke Batıçim Çimento fabrikasında tarımdan sanayiye pek çok alanda ilk olma özelliği taşıyan önemli projelerin koordinatörlüğünü yürüttü. SOCAR TURKEY ENERJİ AŞ’de kamu ilişkileri yöneticiliği ve Aliağa Belediyesi’nde danışmanlık yaptı. Bademler Yapı Kooperatifi ve Teras Evleri Yapı Kooperatifi’nin, Milas Kazıklı Yapı Kooperatifi, Menderes Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’nin kurucu üyesi olup, Bademler’de Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmekte. İSO 22000 Gıda Güvenliği Yönetimi, TMMOB – İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sistemi, Maden Mühendisleri Odası Teknik Nezaretçi, Gayrimenkul danışmanlığı eğitim ve sertifikalarının sahibi. Orta derecede İngilizce biliyor. Meslektaşı Yıldız Devran ile evli ve üç çocuk babası.
