BALIKTA UCUZLUK VAR

Son günlerde yaşanan bolluk nedeniyle balık fiyatlarında gözlenen düşüş, tüketiciyi sevindirirken üreticiyi zor durumda bırakıyor. Semt pazarlarında perakende balık satışı yapan balık manavları; “Balık tüketmenin şimdi tam zamanı” diyerek halkı balık yemeye davet ediyor.

Özgürses Gazetesi
09:12 -
BALIKTA UCUZLUK VAR

Son günlerde yaşanan bolluk nedeniyle balık fiyatlarında gözlenen düşüş, tüketiciyi sevindirirken üreticiyi zor durumda bırakıyor. Semt pazarlarında perakende balık satışı yapan balık manavları; “Balık tüketmenin şimdi tam zamanı” diyerek halkı balık yemeye davet ediyor.Türk mutfağının vazgeçilmez lezzeti olan balığı denizden sofralarımıza ulaştıran balıkçılar ise avlanan ihtiyaç fazlası balığın ucuza tüketilmesinin ilk bakışta sevindirici olduğunu, ancak bu durumun uzun vadede hem tüketiciye hem de üreticiye olumsuz yönde yansıyacağını dile getiriyor.

KEMAL YILMAZ: ARZ TALEP DENGESİNİ KURMAK ZORUNDAYIZ

Gazetecilere yaptığı açıklamada; denizlerde su ürünleri istihsali yapan her tekneye yıllık ve günlük olarak avlanma kotası getirilmesi gerektiğini savunan S.S. Aliağa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Kemal Yılmaz, “Türkiye’de sürdürülebilir balıkçılık yapmak istiyorsak arz talep dengesini kurmak zorundayız”  diyerek sürdürülebilir balıkçılığın üretici ve tüketici açısından önemine dikkat çekti.

BALIKÇI BİNDİĞİ DALI KESİYOR

Türkiye’de balıkçıların ’Nasıl olsa bu sezon balık bol, en iyisi mi bitene kadar avlayalım’ düşüncesiyle denize açıldığına vurgu yapan Kemal Yılmaz,  bu şekilde bir avcılık anlayışının denizlere büyük zarar verdiğini ve balıkçıların adeta bindiği dalı kestiğini söyledi.

KAYIT DIŞI BALIKÇILIK YAPILMASIN

Türkiye’de resmi rakamlara göre yılda 450 Bin ton balık avlandığını, ancak bu rakamın gerçek rakamın yarısına tekabül ettiğini belirterek, Türkiye’de kayıt dışı avcılık yapıldığını öne süren Aliağalı balıkçıların başkanı Kemal Yılmaz, şöyle konuştu: “Denizlerimizde acilen stok tespiti yaparak gerçek verilere ulaşmak zorundayız. Bu veriler üzerinde de avlanan her balık türüne kota getirmeliyiz. Dünya genelinde kota yöntemini uygulayarak başarılı olan birçok ülke var. Aksi halde gelecek nesiller balığı ancak akvaryumda görebilecek”

BALIKÇI KENDİ BAKİYESİNİ TÜKETİYOR

Yeterli düzeyde talep olmadığını ve reel fiyata satılmadığını bile bile avlanan her balığın doğaya ihanet olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: “Tarım ve balıkçılığın değişmez kuralıdır. Bir ürünü ihtiyaçtan fazla üretirseniz o ürün hak ettiği değerde satılmaz.Tabir yerindeyse yerlerde sürünür. İçinde bulunduğumuz bugünlerde de özellikle Marmara bölgemizde palamut ve çinekop bolluğu yaşanıyor. Bolluktan dolayı avlanan balıklar yok pahasına satılıyor. Balıkçı balığın ucuz olmasına hiç aldırış etmiyor. Balık para etmiyorsa sürümden kazanırız hesabı yapılıyor.Halbuki bu zihniyetle avlanan balıkçılarımız kendi bakiyesini tüketiyor. Kendi geleceklerini kendi elleriyle yok ediyor”

GELECEKTE KONSERVE BALIK YEMEK ZORUNDA KALABİLİRİZ

Bugün bolluktan dolayı balığı ucuza tüketen vatandaşlarında, gelecekte yokluktan dolayı konserve balık yemek zorunda kalabileceğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kısa vadede gerçekleşen ucuzluk hiç kimseyi sevindirmesin. Çünkü bugün ucuza tüketilen ürünün bedeli gelecekte çok daha ağır olabilir. Kaldı ki tüketim noktasında da maalesef dünyanın çok gerisindeyiz. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başı yılda 24 kilogram,  dünya genelinde ise yaklaşık 17 kilogram balık tüketiliyor. Ülkemizde ise bu rakam 7.6 kilogram seviyesinde çok düşük bir oranda seyrediyor. Balık tüketiminin bu kadar düşük bir ülkede hunharca avcılık yapmanın hiçbir mantıklı açıklaması olamaz”

DENETİMLER ARTIRILMALI

20 santimden küçük olan lüfer balığı avlamanın yasak olduğunu hatırlatan Yılmaz, şunları  söyledi: “Avlanması ve satışı yasak olan çinekop balıkları hallerde, semt pazarlarında göz göre göre satılıyor. Sahil Güvenlik Komutanlığımız bu yasa dışı avcılığın önüne geçmek adına var gücüyle çalışıyor. Ancak yeterli gelmiyor. Bu katliamın önüne geçebilmemiz için karada yapılan denetimleri de arttırmak zorundayız.Yasal boyda olmayan balıkların satışını yapanlara  caydırıcı cezalar uygulamalıyız. Burada vatandaşlarımıza da görev düşüyor. Vatandaş bilinçli olmalı tezgahta gördüğü yavru balığı satın almamalı, hatta bir vatandaşlık görevi olarak bu durumu ilgili mercilere ihbar etmelidir”

 

ALİAĞA’DA TÜRKİYE’YE ÖRNEK UYGULAMA

Vatandaşları balık alımında bilinçlendirmek ve balık tüketimini arttırmak amacıyla Aliağa’da Türkiye’ye örnek olabilecek bir proje hazırlığı içinde olduklarını sözlerine ekleyen Başkan Yılmaz, “Vatandaş tezgahta gözüne güzel görünen balığı satın alır. Hangi balığın, hangi boyda olması gerektiğini bilemez. Bu nedenle de biz pilot ilçe olarak Aliağa’da  çeşitli broşür ve afişlerle vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz. Öte yandan okullarımızda balık tüketiminin insan sağlığı açısından önemini vurgulayan bilgilendirme çalışmalarına öncülük edeceğiz. Çok yakında bu projemizi Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a da sunup kendisinden destek isteyeceğiz” diye konuştu.