KADINLAR “ŞİDDETSİZ BİR YAŞAM, DEMOKRATİK BİR ÜLKE” İSTEDİLER

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü" dolayısı ile  Aliağa Demokrasi Meydanı'nda "Şiddetsiz Bir Yaşam,Güvenceli İş,Eşit Katılım,Demokratik Bir Ülke İstiyoruz" taleplerinin bulunduğu basın açıklaması gerçekleştirdi. BES Aliağa Temsilcisi Ayşe Hamarat tarafından okunan basın açıklamasına sloganlarla ortak olan Aliağalı kadınlar, “Kadınlara yönelik ayrımcılık, taciz, mobing ve her türden baskıya karşı mücadelede biz de varız” dedi.

Özgürses Gazetesi
11:37 -
KADINLAR “ŞİDDETSİZ BİR YAŞAM, DEMOKRATİK BİR ÜLKE” İSTEDİLER

Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu Bileşenleri “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısı ile  Aliağa Demokrasi Meydanı’nda “Şiddetsiz Bir Yaşam,Güvenceli İş,Eşit Katılım,Demokratik Bir Ülke İstiyoruz” taleplerinin bulunduğu basın açıklaması gerçekleştirdi.

BES Aliağa Temsilcisi Ayşe Hamarat tarafından okunan basın açıklamasına sloganlarla ortak olan Aliağalı kadınlar, “Kadınlara yönelik ayrımcılık, taciz, mobing ve her türden baskıya karşı mücadelede biz de varız” dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bir araya gelen Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu’na sivil toplum örgütleri, siyasi parti ve dernek temsilcileri de destek verdi. Basın açıklaması öncesi ‘İş Güvenceli, Şiddetsiz Bir Yaşam Ve Temsil Hakkı İstiyoruz’ yazılı pankartların açıldığı meydanda toplanan kadınlara karanfiller dağıtıldı.

“YİNE YOK SAYILIYORUZ”

Topluluk adına basın açıklamasını okuyan BES Aliağa Temsilcisi Ayşe Hamarat, geçen uzun yıllara rağmen ülkemizde kadınların toplumsal yaşamdaki rolünde, çalışma yaşamındaki koşullarında değişen pek bir şey olmadığını belirterek, siyasal iktidarı kadınlara yönelik yanlış politikalar geliştirmekle suçladı. Hamarat, kadınların evde, sokakta, işyerinde şiddete, tacize ve tecavüze uğradığını dile getirirken, “Evde, işte emeğimiz yok sayılıyor. Yine ucuz, yedek işgücüyüz, Kadrosuz, güvencesiz işlerde çalışıyoruz. Yine fabrikalarda yakılıyor, sömürülüyor, iş kazalarında ölüyor ve sellerde boğuluyoruz. Yine öldürülüyoruz. Sendikal ve siyasal alanlarda temsil edilemiyoruz. Siyasal iktidar; bedenlerimize her gün saldırıyor, hakkımızda fetvalar yazılıyor, küçücük çocuk bedenlere şehvet duyuluyor, dokuz yaşında çocuklar gelin oluyor” şeklinde konuştu.

Kadınların sesine, sözüne gücüne her zamankinden fazla ihtiyaç olduğu bir dönemde 8 Mart’ın karşılandığını kaydeden Hamarat, esnek çalışma modelleri, çalışma hayatındaki sömürü düzeni, kıdem tazminatının fona devri, sendikal baskılar ve çevre politikalarına yönelik eleştirilerini sıraladı. Kadın cinayetlerine, kadınlara yönelen her türlü şiddete ve kadın cinayetlerinin üzerini örtenlere karşı kadın dayanışmasının önemine dikkat çekti. Hamarat, kadınların ortak sesinin ‘varız’ demek için yükseldiğine vurgu yaparak, “Biz kadınları yok sayan, eşit yurttaşlık haklarımızı görmezden gelen, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki söz hakkımızı kısıtlamak isteyenlere karşı yüzlerce yıldır verdiğimiz tarihsel mücadelemizin gücüyle biz varız. İfade özgürlüğümüzü kısıtlayan, örgütlenme özgürlüğümüzü yok sayan, sendikalarımızı, kitle örgütlerimizi düşman gören, en demokratik haklarımızı kısıtlamak isteyenlere karşı demokratik bir ülke için, bu topraklarda insanca, kardeşçe barış içinde olan yaşama inancımızla biz varız” dedi. Basın açıklaması ‘Kadın, İsyan, Özgürlük’ sloganları ve alkışlarla sona erdi.