11 Nisan’da başlayacak olan Aliağa Ticaret Odası seçimlerinde Turuncu listeden yarışacak olan ALTO Meclis Başkanvekili Sedat Sarı basın mensuplarıyla ikinci kez bir araya geldi. İlk basın toplantısında Ticaret Odası Başkan adaylığını duyuran Sarı, ikinci basınla buluşmasında Aliağa’yı ulusal ve uluslararası cazibe merkezi haline getirecek olan “Büyük Kucaklaşma” adını verdiği projesini anlattı.
Düzenlenen toplantıya basın mensuplarının yanı sıra STK kuruluşlarını temsilen Aliağa Esnaf Sanatkârlar Odası Başkanı Serdar Berk, Muhtarlar Derneği Başkanı Metin Yıldız, Mali Müşavirler Aliağa temsilcisi Selim Erkmen katıldı. Bu güne kadar en çok ihmal edilen gençleri, kadınları ve sanayicileri temsilen Kar-el Demir-çelik sahibi Tunç Bakırel, Ak-San Metal sahibi Engin Aksan, Deniz Yıldızı Anaokulu sahibi Yasemin Şahin, Yıldırımoğlu Nakliyat’ın sahibi Zeynep Yıldırım ve Bodur Çeyiz’in sahibi Saadet Bodur yer aldı.
“STK’LARLA BİRLİKTE ORTAK AKILLA HAREKET EDECEĞİZ”
Kendi içlerinde birliği ve bütünlüğü sağlamak adına kadınlara, gençlere ve sanayicilere yer açtıklarını belirten Sarı şunları ifade etti: “Kadın, genç ve sanayicilerin bugün burada bulunması bu güne kadar söylediklerimizin vücuda gelmiş halidir. Nasip olur, yönetime gelirsek STK’larlada doğru ilişkiler kuracağımızın mesajını vermek için bazı STK temsilcisi arkadaşımızı da toplantımıza davet ettik.
Davet ederken çok net bir şey söyledik. Amacımız, eğer yönetime gelirsek, iyi ilişkiler içerinde olacağımızın mesajını vermek. Biz beş yıl önce çalışmalarımıza başlarken ilk ziyaretlerimizi de STK’lara yapmıştık. Bizler Aliağa için ortak ilişkiler kurabilecek yapıda insanların olduğunun mesajını veriyoruz. Asla ve asla destek amaçlı değil. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum” dedi.
Temel Projelerinin Aliağa Ticaret Odası ile Aliağa’nın ve tüm üyelerin kucaklaşmasını sağlamak olduğunu ifade eden Sarı şöyle devam etti:
“Üyelerimiz ile yaklaşık beş yıldır sürdürdüğümüz fikir alışverişleri sonucunda ortada çok net bir durum var. Odası ile ortak bakış açısı olmayan, güven duygusu azalmış, dahası aidiyet duygusu zayıflamış bir üye yapısı ile karşılaştık. Bizim tek projemiz bu kopukluğu gidererek temelinde sevgi ve güven, çatısında hoşgörü olan bir Ticaret Odası inşa etmektir” dedi.
Böylesi düşüncelere kendilerini sevk eden birçok tespitlerinin olduğunu belirten Sedat Sarı tespitlerini şöyle sıralıyor:
En çarpıcı tespitlerimizden bir tanesi, Aliağa’mız Türkiye’nin gözbebeği bir sanayi kenti. Ancak yıllardır Aliağa Ticaret Odasının yönetim kademelerinde sanayici dostlarımız hiç göreve davet edilmemiş. Bu haliyle odamızın ana unsurlarından olan sanayici ile bir kucaklaşma sağlayamamış.
Bir diğer tespitimiz, kadın girişimcilere yapılan negatif ayrımcılık. Birçok başarılı kadın girişimcimiz olmasına rağmen, kadınlarımız da Ticaret Odasının yönetim kadrolarında yeterince yer alamamıştır. Böylece kendilerinin, birçok kadın girişimci adayının ilham kaynağı olmasının önüne geçilmiş.
Gençlerin önünün açılamaması konusunda ise yıllardır meslek komitelerinin çalıştırılamadığından şikâyet edilmekte.Bunun kabahati mevcut yönetimlerde. Siz üst kademe yöneticileri yıllarca aynı isimlerden oluşturursanız, komitelerdeki gençlerin üst yönetimlere geçme umutlarını yok edersiniz. Haliyle bu karamsarlık, komite üyelerinin gayretsizleştirmektedir.
Çok sık şikâyet aldığımız bir tespit daha var. Sadece aidat alan, ama en ufak bir belgeyi bile tüccar mantığıyla satan bir yapıdan şikâyetçi üyelerimiz. Yani şu soruluyor, odamızın varlık sebebi sadece aidat almak ve parayla belge satmak mı deniliyor. Bize göre elbette ana fonksiyon bu değil.
Üyelerin sıkça eleştirdiği konulardan bir tanesi de yurtdışı gezi programları.Üyelerimiz çok net bir şey istiyor. Sadece yöneticiler değil, biz üyeler de bu yurtdışı programlarına davet edilmeli. Onlar da farkında ki global ticaret, çağımızın olmazsa olmazı ve bunun yolu da dış pazarları yerinde görmek ve temaslar kurmaktan geçiyor.
Üyeler, birbirleriyle daha samimi ortamlarda kaynaşmayı istiyorlar. Üyelerimizin bir arada olabileceği lokal gibi istekleri de var.
Üyelerimiz bölgemize yapılan yatırımlardan doğru zamanda doğru bilgilere ulaşamadığından şikâyetçiler. Üyelerimiz yatırımları neden bilmeli? Çünkü yatırımın niteliği, küçük ve orta büyüklükteki işletme sahibinin yapacağı kendi yatırımına ışık tutmalı. Yanlış yatırım yapıp sermayesini ve umutlarını heba etmek istemiyor.
Üyelerimiz fonlardan ve düşük faizli desteklerden yararlanamadığını söylüyor. Aslında yıllarca destekleri tanıtan konferanslar verildiğini, ancak bunlardan yararlanabilmek için gerekli proje yazılımı aşamasında, proje hazırlamanın ciddi bir uzmanlık gerektirmesinden dolayı maalesef başvurudan vazgeçiyorlar.
İşletme sahipleri ve üyeler ara eleman ihtiyacından bahsediyor.Bu açığı kapatacak eğitim projelerinin yapılmayışı, dahası iş arayan ve eleman arayanlar için bir veri tabanının olmayışından dert yanıyorlar.
Üyelerimiz mevcut sanayiciler ile küçük işletmeler arasında odamızın köprü olmasını istiyor. Hem sanayici bölgemizdeki küçük işletmelerin neler ürettiğinden haberdar olsun, hem de küçük işletme sahibi, sanayicinin ne tür mal ve hizmete ihtiyacı var, bunun bilinmesini istiyor. Böylece küçük işletmeci işini büyütürken yaptığı makine teçhizat alımını sanayicini ihtiyacı doğrultusuna yapmış olsun. Sanayici de ihtiyaç duyduğu mal ve hizmeti daha düşük maliyetlerle Aliağa’dan temin etmiş olacak. Geri hizmeti de daha kolay elde etmiş olacak.
Üyeler işveren-işçi sorunlarını yıllarca süren davalarla mahkeme koridorlarında çözmek istemiyor. Çözüm daha pratik olsun ve taraflar daha az yıpransın istiyorlar.
Toplumun tümünü ilgilendiren özellikle çevresel sorunlarda odamızın çok etkisiz kaldığını düşünüyor. Oysa çevresel sorunların temel kaynağı bizim üyelerimiz olan işletmeler, bunun zararlarından etkilenen de yine bizim üyelerimizin çalışanları ve diğer paydaşlarımız. Yani en çok gayret göstermesi gereken kurum haliyle odamız olmalı.
Diğer STK’larla kuvvetli ilişkiler kurulamadığından üyelerimiz şikâyetçi. Birlikten kuvvet doğacağını iyi biliyorlar. Ancak daha kendi üyesi ile dahi birliktelik sağlayamamış bir yapının diğer STK’larla güçlü işbirliği kurabileceğine dair umutlar azalmış.
Tamamlayıcı sağlık sigortası ve ferdi kaza sigortasının önemini çok iyi bilen üyelerimiz, bu hizmetlerin üyelere maliyetinin, odamızın üye sayısındaki gücünü kullanarak sigorta firmaları tarafından çok cazip fiyatlara çekilmesini beklentisi ile karşılaşıyoruz.
Tüm oda faaliyetlerine ve bilgilere kolay ulaşmak isteyen üyelerimiz şeffaflık istiyor.
İlk olarak, 27 yılın yorulmuşluğunun izlerini taşıyan, üyesi ile kaynaşamamış gelenekselci yönetimi değiştirerek başlayacaklarını vurgulayan Sedat Sarı hedeflerini ve çözümlerini şöyle sıralıyor:
Genç girişimcilerimizi, kadın girişimcilerimizi, sanayiden temsilcilerimizi ve tüm küçük ve orta işletmeleri temsil edebilen bununla beraber kültürel hassasiyetlerimizi de dikkate alan deneyimli bir kadro kurarak özlenen üye-oda kucaklaşmasının ilk adımını atacağız.
Odamızı üyesini gelir kapısı gibi gören bir anlayıştan kurtaracağız. Belgeleri yasal limitlerin en alt seviyesinden ve adeta sembolik olarak ücretlendirerek ilk adımı atmış olacağız. Bu kadar yeter mi? Yetmez. Herhangi bir resmi kurumdasınız ve evrak eksiğiniz olduğu söylendi. Sizin oradaki sıranızı terk edip, odaya gidip, evrak parası yatırıp, evrakınızı alıp tekrar resmi daireye geri dönmeniz gibi bir eziyet zincirine artık son veriyoruz. Sadece bir telefon açmanız yeterli olacak. Maksimum on beş dakika sonra evrak kuryemiz tarafından ayağınıza gelmiş olacak.
Elektronik imza ile odaya bile gelmeden evrak alma kolaylığını sağlayarak üyelerimizi bir dertten daha kurtarmış olacağız.
Yıllardır yapılan ve desteklerin anlatıldığı, üyelerin ağzına bir parmak bal çalınıp ardından hiç bir fayda sağlanamayan konferanslardan bıktık. Bundan sonra odamızda hizmet alımı şeklinde istihdam edeceğimiz proje yazılım uzmanları sayesinde, yerli ve yabancı birçok destek fonundan üyelerimizin yararlanmalarını sağlayacağız. Böylece daha birinci yılımızda yüzlerce üyemiz bu desteklerden yararlanarak işlerini büyütme imkânına kavuşacaklar.
Odamızda arabuluculuk hizmetini verdirmek suretiyle, hem üyelerimiz ile çalışanları arasındaki anlaşmazlıklar çok daha sürede neticelenecek. Hem de bu iş için daha az bir bedel ödeyip, süreçten de psikolojik olarak daha azyıpranmış olacaklar. Zaten istatistikler incelendiğinde, arabuluculuk hizmetlerinin yüzde doksanı işçi-işveren anlaşmazlıklarının çözülmesinde başarı sağlamıştır.
Ara eleman eğitimi ve bunun planlarının hazırlanması bizim temel hedeflerimizden bir tanesi olacak. Bu faaliyetler için bütçemizi kullanmak yerine, biraz önceki konuda da bahsettiğim proje yazılım uzmanları sayesinde hibe fonlardan yararlanılacak. Böylece hem işsiz gençlerimizin yeterlilikleri sağlanacak, hem eğitim süresince maddi gelir elde etmiş olacaklar. İşveren de çok sıkıntı çektiği ara eleman ihtiyacını odamız kursiyerleri tarafından temin etmiş olacak.
Sanayici ile üyelerimizi sık sık aynı platformda biraraya getirerek, birbirlerini tanıma, üretim ve hizmet niteliklerini yakından öğrenme imkânına sahip olacaklar. Bunun ilk adımı olarak ve bu konudaki kararlığımızı göstermek amacıyla iki sanayicimizi yönetim kadromuza dâhil etmiş olduk.
Kadın girişimcilerin desteklenmesi için odamız yönetimi seferber olacak. Bunun ilk adımı olarak ta ilçemizde başarılı işlere imza atmış kadın girişimcilerimizi kadrolarımıza dâhil ettik. Onların ticari yaşamda çoğalması, agrasif ticari hayatın daha ilkeli yapıya sokulmasında lokomotif güç olacak.
Genç girişimciler aslında gelecek ticari hayatımızın sigortalarıdır. Onları değerli kılmak, zorlu ticari hayatta başarı şanslarının artıracak pozitif ayrımcılık sağlamak ve yönetim kadrolarına daha erken yaşlarda kavuşmak için de tedbirler aldık. Zaten vizyonumuzu açıklarken de bu konuya açıklık getirdik. Her seçim döneminde makul sayıda gencimiz yeni yönetici adaylarımız olarak kadrolarımıza dâhil edilecek.
Üyelerimizi yoğun iş temposundan bir an olsun uzaklaştırmak, diğer üyelerle kaynaşmasını sağlamak için toplu sosyal aktiviteler yapılacak.
Üyelerin ticari yetkinliklerini artırmak, dış ticaret imkânlarını keşfetmelerini sağlamak amacıyla yurtiçi ve yurtdışı fuarlara katılımları sağlanacak.
Sigorta şirketleri ile yaptığımız görüşmelerde, toplu yapılan sigorta hizmetlerinde yüzde elliye varan indirimler karşımıza çıkmakta. Sayısal gücümüzü avantaja çevirerek üyelerimizin tamamlayıcı sağlık ve ferdi kaza sigortalarını piyasa değerlerinin çok altında bedellerle yaptırmaları sağlanacak.
Üyemiz şeffaflık istiyor. Bunun ilk adımı olarak, meclis toplantılarımız odamız Web sitesi tarafından naklen yayınlanacak.
Tespitlerin adından çözümleri de ardı ardına sıralayan Sedat Sarı açıklamalarına şöyle devam ediyor: “ Görüldüğü gibi üyelerimizin ihtiyaçları da önümüzde, hepsinin çözümleri de önümüzde. Çözümler gerçekleştiğinde odası ile adeta küstürülmüş olan üyemizin gönlü alınmış olacak. Ve aidiyet duygusu yeniden sağlanmış olacak. Adeta odasının üyesi olmaktan gurur duyar hale gelecek. Peki, sizlere soruyorum. Bu çözümlerin hangisini gerçekleştirmek bizleri zorlar. Emin olun hiç birisi zorlamaz. Bu şekliyle odamız ile üyemizi tek yumruk haline getirdik. Peki, işimiz bitti mi. Elbette hayır. Kendi içerisinde bütünleşmiş bir oda, artık diğer STK’larla da işbirliğine hazır demektir.
Böylesine güçlü bir yapıya bürünen oda artık diğer STK’lar için daha dikkate alınır bir yapıya bürünecektir. Ve geliyoruz son aşamaya. Bir Ticaret Odası, ne yol yapar, ne park ne bahçe yapar. Peki, ne yapar. Ticaret odalarının çok donanımlı üye profilleri vardır. Bu sayede önce bölgesinin ticari hayattaki sorunlarını tespit eder. Bunun çözüm önerilerini ortaya koyar. Hatta ihtiyaç olursa projelendirme de yapabilecek donanıma sahiptir. Peki, sorunu tespit ettik, çözümü ve projeleri ortaya koyduk. Şimdi ne olacak. İşte şimdi gerçek vazife ortaya çıkıyor. Ticaret odaları özgün sorunları özgün çözüm önerileri ile ortaya koyup, Lobi gücünü kullanarak doğru mekanizmaları harekete geçirecektir. Yani bizler Lobicilik konusunda güçlü olacağız, bu sayede gerek belediye, gerek valilik ve gerekse hükümet nezdinde muhatap kabul edilen bir STK olacağız. Güçlü olmanın ve muhatap kabul edilmenin yolu önce kendi içinde birlik beraberlik, ardından bulunduğun bölgenin diğer dinamikleri ile birlik beraberlikten geçer.İşte neden temel ve tek projemizin oda ile üyeleri arasındaki kucaklaşmayı temin etmek olduğu bu haliyle çok net olarak ortaya konulmuştur. İçinde birçok projeyi barındıran bu dev bir projenin adı BÜYÜK KUCAKLAŞMA PROJESİ’DİR” dedi.
Sohbet ortamında geçen toplantı basınla birlikte objektiflere verilen pozun ardından son buldu.