Reklam
Reklam

“15 TEM­MUZ’DA ÇA­NAK­KA­LE RUHU CAN­LAN­DI”

14 Temmuz 2017
“15 TEM­MUZ’DA ÇA­NAK­KA­LE RUHU CAN­LAN­DI”
Reklam

Mil­le­ti­mi­zin göz be­be­ği Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri içe­ri­sin­de yıl­lar­ca sinsi bir şe­kil­de yu­va­la­nan Fe­tul­lah­çı Terör Ör­gü­tü’ne (FETÖ) biat etmiş ha­in­ler, de­mok­ra­si­ye ve mil­let ira­de­si­ne darbe vur­mak için 15 Tem­muz günü sal­dı­rı­ya geçti. Tank­la­rı, uçak­la­rı, he­li­kop­ter­le­ri ve uzun nam­lu­lu si­lah­la­rıy­la vatan için so­kak­la­ra dö­kü­len sa­vun­ma­sız hal­kın üze­ri­ne acı­ma­sız­ca kur­şun ve bomba yağ­dır­dı.Mil­le­ti­mi­zin göz be­be­ği Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri içe­ri­sin­de yıl­lar­ca sinsi bir şe­kil­de yu­va­la­nan Fe­tul­lah­çı Terör Ör­gü­tü’ne (FETÖ) biat etmiş ha­in­ler, de­mok­ra­si­ye ve mil­let ira­de­si­ne darbe vur­mak için 15 Tem­muz günü sal­dı­rı­ya geçti. Tank­la­rı, uçak­la­rı, he­li­kop­ter­le­ri ve uzun nam­lu­lu si­lah­la­rıy­la vatan için so­kak­la­ra dö­kü­len sa­vun­ma­sız hal­kın üze­ri­ne acı­ma­sız­ca kur­şun ve bomba yağ­dır­dı.Ancak göğ­sü­nü kur­şun­la­ra siper ede­rek ha­in­le­re geçit ver­me­yen Türk mil­le­ti, tüm dün­ya­nın gıpta ile iz­le­di­ği bir de­mok­ra­si za­fe­ri­ne imza attı. 242 ki­şi­nin şehit düş­tü­ğü, 2 bin 193 kişi ise gazi ol­du­ğu o gün, De­mok­ra­si ve Milli Bir­lik Günü ola­rak resmi ka­yıt­la­ra geçti.15 Tem­muz ‘De­mok­ra­si ve Milli Bir­lik Günü’nün bi­rin­ci yıl dö­nü­mün­de, Kınık Be­le­di­ye Baş­ka­nı Sadık Doğ­ru­er ile o gece Kınık’ta ya­şa­nan­la­rı ko­nuş­tuk.

– Sayın Doğ­ru­er 15 Tem­muz ak­şa­mı hain darbe pla­nı­nın ger­çek­leş­ti­ril­mek is­ten­di­ği­ni nasıl haber al­dı­nız ve il­çe­niz­de o gece neler ya­şan­dı?

Eşim­le bir­lik­te bir hasta zi­ya­re­ti­ne git­miş­tik. Saat 21.30 ci­var­la­rıy­dı. Bir şey­ler ko­nu­şul­ma­ya baş­lan­dı. Ga­li­ba darbe olu­yor falan diye. Önce şa­şır­dım. Dü­şün­düm! Tür­ki­ye’de darbe dö­ne­mi mi kaldı dedim? Artı bunun yanı sıra yeni bir se­çim­den çı­kıl­mış, yüzde 49,5 gibi bir oy alın­mış. Daha sonra bak­tım ki, Bo­ğa­zi­çi Köp­rü­sü’nün orada as­ke­ri cem­se­ler falan var. On­la­rı gö­rün­ce şöyle dü­şün­düm. Her halde köp­rü­de bir su­ikast falan var. Gü­ven­lik za­fi­ye­tin­den do­la­yı ka­pa­tı­lı­yor. As­ker­de, po­li­se des­tek ve­ri­yor. İnanın bir darbe veya kal­kış­ma ola­ca­ğı­nı hiç dü­şün­me­dim. Daha sonra bak­tım ki or­ta­da bir sı­kın­tı var. Hatta vekil ar­ka­daş­la­rı­mı ara­dım, bir sı­kın­tı var mı?Diye. Ama cevap ala­ma­dım. Daha sonra Mil­let­ve­ki­li­miz Hamza Dağ sos­yal medya üze­rin­den bir yazı ya­yın­la­dı. “ Kal­kan uçak­lar ne pa­ha­sı­na olur­sa olsun in­di­ri­le­cek­tir” Bu ya­zı­yı gö­rün­ce bende hemen il­çe­me dön­düm. Ben yol­day­ken ilçe Kay­ma­ka­mı­mız aradı. Sa­nı­rım bir kal­kış­ma ha­re­ke­ti var diye. Hemen parti bi­na­mı­za gel­dik ve o an bütün parti teş­ki­la­tı üye­le­ri­mi­ze mesaj attık. Parti bi­na­mız­da acele top­la­nın diye.

BA­ŞA­RA­MA­YA­CAK­LA­RI­NI BİLİYOR­DUM

Tabi biz ya­şa­nan­la­rı ilçe parti bi­na­mız­da te­le­viz­yon­dan takip edi­yor­duk. Bir yan­dan da anons­la­rı­mı­za devam edi­yor­du. Hü­kü­me­ti­miz gö­re­vi ba­şın­da­dır, be­le­di­ye­miz gö­re­vi ba­şın­da­dır. Türk bay­rak­la­rı ile mey­dan­la­ra gelin diye. İlk başta biz­ler­de bir te­red­dü­de düş­tük. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zı gö­re­me­dik. Genel Kur­may baş­ka­nı­mı­zı gö­re­me­dik. Ek­ran­la­ra çıkıp biz­le­ri ra­hat­lat­ma­la­rı­nı bek­li­yor­duk. Bir telaş vardı. Baş­ba­ka­nı­mız Bin Ali Yıl­dı­rım’ın bir açık­la­ma­sı vardı. ‘Bu bir kal­kış­ma ha­re­ke­ti­dir. Her­şe­kil­de bas­tı­rı­la­cak­tır. Dev­let güç­lü­dür’ diye. Kuv­vet ko­mu­ta­nın­da bir açık­la­ma­sı oldu.​Daha sonra Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın te­le­fon­la yap­tı­ğı canlı bağ­lan­tı­yı mey­dan­dan iz­le­dik.​Cumhur­baş­ka­nı­mız Recep Tayip Er­do­ğan’ın­çağ­rı­sı­nı duyan yaş­lı­sı genci mey­dan­la­ra akın etti. Biz­ler­de Türk bay­rak­la­rı­nı hemen be­le­di­ye­mi­ze astık. Işık­la­rı açtık. Parti bi­na­mı­za Türk bay­rak­la­rı­mı­zı astık. Sü­rek­li ola­rak dev­le­ti­miz gö­re­vi ba­şın­da anons­la­rı yap­tır­dık. Bir­çok ara­ya­nı­mız oldu. Par­ti­miz dı­şın­dan­da, ya­nı­nız­da­yız di­ye­rek. Ama Allah’a şükür il­çe­miz­de bir sorun ol­ma­dı. Hatta as­ke­ri­ye­de bir önlem alın­mış. Bir ka­de­me asker geri bile çe­kil­miş­ti. O gece sa­ba­ha karşı na­ma­za git­ti­ği­miz­de içi­miz de bir fe­rah­lık vardı. Ben 80 dar­be­sin­de ço­cuk­tum. Aşağı yu­ka­rı darbe sabah sa­at­le­rin­de olur­du. Şim­di­ye kadar bu iş bi­ter­di di­ye­rek ba­şa­ra­ma­dık­la­rı­nı bi­li­yor­dum.

MEY­DAN­LA­RA İNEREK O HAİNLERE DERS­LERİNİ VERDİK

Şöyle bir anek­dot pay­laş­mak is­ti­yo­rum. Çok ön­ce­ler­den başka bir par­ti­den baş­kan­lık yap­mış olan bir ağa­be­yi­miz aradı o gece ve şun­la­rı söy­le­di. “ Baş­kan sen deli misin? Darbe oldu ana­ya­sa as­kı­ya alın­dı, TRT ka­rar­tıl­dı. Gö­züm­le gör­düm. Ben de dedim tamam abi biz so­kak­lar­da­yız. Gel­sin­ler al­sın­lar dedim. Hala bana oğlum bak jan­dar­ma gelir alır seni, sen darbe gör­me­din biz gör­dük dedi. İlk seni alır­lar kaç dedi. Ya­şa­nan­lar­dan üç gün sonra falan zi­ya­re­ti­me geldi. Ama ül­ke­si­ni ger­çek­ten çok seven bir ağa­be­yi­miz. Bu­ra­dan şunu söy­le­mek is­ti­yo­rum. Böyle bir olay kar­şı­sın­da bi­ran­da böyle bir bütün olu­nup, ke­net­le­nip mey­dan­la­ra akın edi­le­ce­ği başka ce­nap­lar­ca tah­min edil­mi­yor­du. Bunu o FETÖ kı­rın­tı­sı da tah­min ede­me­di.

ASKERİ BİR DAR­BENİN KA­ZA­NI­NI YOK­TUR

O gece diğer par­ti­ler de gerek biz­le­ri ara­ya­rak ge­rek­se de ge­le­rek biz­le­re des­tek verdi. Gerek CHP ge­rek­se MHP’nin ilçe baş­kan­la­rı aradı. Eğer bu olay ger­çek­leş­miş ol­say­dı diğer dar­be­ler­den daha kanlı ola­ca­ğı apa­çık or­ta­day­dı. Dev­le­tin ver­gi­si ile alın­mış si­lah­lar kendi mil­le­ti­mi­ze doğ­rul­tul­du ve mil­le­ti­mi­zi vurdu. Bu bir darbe değil iş­gal­di. Kıb­rıs’ta bek­le­yen İngi­liz­ler ül­ke­ye gi­recek. Bir sürü se­nar­yo­lar üre­ti­lecek. Bir­kaç dip­lo­mat vu­ru­la­cak. Benim va­tan­da­şı­mı ko­ru­ya­mı­yor diye işgal güç­le­ri va­ta­nı­mı­zı işgal ede­cek­ler. Bence bir par­se­las­yon ola­cak­tı. 15 – 20 gün sonra o FETÖ ka­lın­tı­sı bu­ra­ya gelip başa ge­çe­cek­ti. Muh­te­me­len biz on­la­rı gö­re­me­ye­cek­tik. Eğer ba­şa­rı­lı ol­sa­lar­dı,biz­ler oza­ma­na kadar yar­gı­sız infaz edi­lir­dik.

DARBE GÖR­MÜŞ VA­TAN­DAŞ­LA­RIN TEPKİSİ ÇOK DAHA FARK­LIY­DI

Ber­ga­ma ilçe teş­ki­la­tı­mız da par­ti­mi­ze gönül ver­miş bir ağa­be­yi­miz vardı. Rüştü Ka­ra­ka­şoğ­lu. O gece duy­dum kalp krizi ge­çi­re­rek rah­met­li olmuş. Adam­ca­ğız böyle bir şey ola­maz di­ye­rek du­var­la­rı yum­ruk­la­mış si­ni­rin­den. Ya niye darbe olsun kar­de­şim ülke de ne eksik ki? Eko­no­mik sı­kın­tı yok! Yüzde 49,5 oyla parti başa gel­miş. 6 ay da bir san­dı­ğa git­mi­şiz daha ne bek­li­yor­lar. San­dık­la ol­ma­ya­nı asker si­lah­la­mı ya­pa­cak? falan. Abi­miz çok net bir şe­kil­de kal­bi­nin is­ya­nı­na yenik düştü. O dar­be­nin is­ya­nı son­ra­sı kalp krizi ge­çi­rip ölmüş. Ger­çek­ten de­mok­ra­si şe­hi­di de­ni­le­bi­lir. Darbe gör­müş adam­la­rın tep­ki­le­ri daha fark­lı. Gün geç­tik­çe nö­bet­ler de­mok­ra­si şö­le­ni­ne döndü. Her­gün bir şey­ler ya­pı­lı­yor. Meh­ter ta­kı­mı marş­lar ça­lı­yor, se­ma­zen­ler, ya­pı­lan ha­yır­lar ve oku­nan du­alar. 28 gün bo­yun­ca mey­dan­lar da her akşam 24 saat nö­bet­ler tu­tul­du. Bizim il­çe­miz tarım şehri. Tar­la­ya gi­den­ler. 2 sa­at­te olsa il­çe­ye gelip mey­dan da bek­li­yor­lar­dı. Bende varım, bu­ra­da­yım di­yor­lar­dı. Her­kes mem­le­ke­ti­ne sahip çıktı. Her­kes hak­kı­nı helal etsin. Tabi biz­ler bu­ra­da sahip çık­tık. Esas sahip çı­kan­lar An­ka­ra ve İstan­bul’daydı. İzmir bu ola­yın ma­ne­vi yö­nü­nü ya­şa­dı. Fi­zi­ki yö­nü­nü ya­şa­yan­lar İstan­bul ve An­ka­ra idi.

ÜLKEMİZ TARİHİ BİR SÜ­REÇ­TEN GEÇTİ

Ak­lım­dan çık­ma­yan bir diğer olay ise İki yaşlı ama­cı­mız vardı. Yak­la­şık 70’li yaş­lar­day­dı­lar. Yere çök­müş şe­kil­de hün­gür hün­gür ağ­lı­yor­lar­dı. Dedim ki ne oldu amca? Rahat ol bak ba­şa­ra­mı­yor­lar. Hü­kü­me­ti­miz gö­rev­de. Oğlum sen bun­la­rı bil­mez­sin ben darbe gör­düm. Biz De­mok­rat Parti za­ma­nın­da darbe gör­dük. Fa­lan­ca­nın fi­lan­ca­sı bir sürü isim saydı. Kay­bol­du­lar, git­ti­ler. Sen on­la­rı bil­mez­sin diyor. Bun­la­rı al­dı­lar ve yer­le­ri yok faili meç­hul ol­du­lar. Bun­lar in­san­la­rı ke­ser­ler, gö­mer­ler. Ce­na­ze­si­ni bil­mez­sin, me­za­rı­nı bul­maz­sın di­yor­lar­dı. Ben bun­la­rı gör­düm. Onlar ar­ka­daş­la­rım­dı. Bu mey­dan­lar da biz­le­ri pran­ga­lar­la çırıl çıp­lak do­laş­tı­rır­lar di­yor­du. Ta­ri­hi ger­çek­le­ri dile ge­ti­ri­yor­lar­dı. Hep şunu di­yor­dum o gece. Bu ülke bunu at­la­tır­sa ger­çek­ten ile­ri­de to­run­la­rı­mı­za an­la­ta­ca­ğı­mız, ta­ri­hi bir tak­vim ya­şa­dık. Çok zor bir sü­reç­ten geç­tik. Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zı Allah ko­ru­du ve ba­şı­mız­da dim­dik du­ra­rak yap­tı­ğı çağ­rıy­la ve ka­rar­lı­lık­la mil­le­ti­miz ta­ri­hi bir des­tan yazdı.

OLASI BİR KOALİSYON İŞGALE YOL AÇAR­DI

Eğer ki 7 Ha­zi­ran­da Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın de­ne­yim­li tavrı ol­ma­say­dı. 7 Ha­zi­ran 1 Kasım ara­sın­da olası bir ko­alis­yo­nu kabul etsek. O gece ko­alis­yo­nun büyük or­ta­ğı biz, küçük or­ta­ğı kim olur­du bil­mi­yo­rum ama oldu ki bir uyuş­maz­lık oldu. Biri mey­dan­la­ra diyor, küçük or­tak­ta pi­ya­sa da yok. Küçük or­ta­ğı­nın ba­kan­la­rı şap­ka­yı koy­muş alın di­yor­lar. O gece bu in­san­lar so­ka­ğa dö­kül­mez­di. İkilem ya­şa­nır­dı. O zaman darbe değil işgal ya­şa­nır­dı. Çünkü bun­la­rın tek derdi ül­ke­yi par­ça­la­mak.

HAL­KIN GÜCÜ TAN­KIN GÜ­CÜ­NÜ YENDİ

Bu mil­let tan­kın önüne yat­mış, ca­nıy­la, ka­nıy­la va­ta­nı­nı sa­vun­muş bir mil­let­tir. Gö­zü­nü ka­rart­mış. Elin­de bir tek bay­ra­ğı ile tan­kın, topun, si­la­hın üze­ri­ne yü­rü­müş bir halk. İşte Ça­nak­ka­le’deki o ruh. O ma­ne­vi gücün ay­nı­sı 15 Tem­muz da vardı. Allah izin ver­me­di o ha­in­le­re. Hadi darbe ya­pa­rak bir si­ya­si par­ti­yi de­vir­me­ye ça­lı­şı­yor­sun. Peki, Ata­türk’ün kur­muş ol­du­ğu mec­li­si niye bom­ba­lı­yor­sun. Bu mec­lis he­pi­mi­ze lazım hadi darbe oldu ol­ma­dı. Parti de­ğiş­ti, de­ğiş­me­di. Ko­alis­yon, oldu ol­ma­dı. San­dık­tan çık­tın, çık­ma­dın. Bu mec­lis­ten ge­çecek her şey! sen niye orayı bom­ba­lı­yor­sun? So­kak­ta yü­rü­yen adamı niye bom­ba­lı­yor­sun? Bunun hiç­bir şe­kil­de açık­la­ma­sı yok. Darbe gi­ri­şi­min­de sonra eko­no­mik yön­den de bas­kı­lar oldu. Hani dar­bey­le çö­ker­te­me­dik acaba eko­no­miy­le çö­ker­te­bi­lir miyiz? Bir ka­rış­lık olur mu dendi. Şükür onuda at­lat­tık. Se­çim­ler oldu. Her şek­liy­le de ana­ya­sa da yüzde 51,5’la geçti. Hani 7 cedde yur­ti­çi ve yurt dışı karşı du­rul­du.

ORDU İÇERİSİNDE HAİNLER KADAR ŞE­REFLİ TÜRK SU­BAY­LA­RI­MIZ DA VARDI

Ka­rar­gâh için­de bu hain planı en­gel­le­mek is­te­yen şe­ref­li Türk su­bay­la­rı da vardı. Yap­tı­ğı­nız bu iş doğru değil, dı­şa­rı çık­ma­yın diyen vu­ru­lan şehit olan su­bay­lar­da vardı. Ama Türk Si­lah­lı Kuv­vet­le­ri içe­ri­sin­de yıl­lar­ca sinsi bir şe­kil­de yu­va­la­nan ha­in­ler yü­zün­den kötü bir imaj da oluş­tu. Asker üni­for­ma­sı iti­bar kay­bı­na uğ­ra­dı. Ben her ko­nuş­mam da her gece bu işi ba­şar­mak is­te­yen FETÖ’nün sa­tıl­mış­la­rı dev­le­tin ver­gi­si ile alın­mış si­lah­la­rı kul­lan­ma­la­rı buna ina­nan ah­mak­lar mut­la­ka var. Fakat inan­ma­yan şe­ref­li Türk as­ker­le­ri de var, diye be­lirt­tim.

Bu­ra­dan va­tan­daş­la­rı­mı­za şun­la­rı söy­le­mek is­ti­yo­rum: Bir­lik, be­ra­ber­lik ve kar­deş­lik içe­ri­sin­de milli bir­lik ru­hu­mu­zu yine 15 Tem­muz’da ya­şat­mak için ben De­mok­ra­si Mey­dan­la­rı’nda Kınık adına Türk Bay­rak­la­rıy­la hal­kı­mı­zı mey­da­na davet edi­yo­rum. O günün an­la­mı­na ve içe­ri­ği­ni ya­kı­şır bir şe­kil­de dev­let ve hü­kü­met ola­rak bir tören ya­pa­ca­ğız. Her­ke­si mey­dan­la­ra bek­li­yo­ruz.
Kınık Be­le­di­ye Baş­ka­nı­mız Sayın Dr. Sadık Doğ­ru­er’e biz­le­re o gece Kınık’ta ya­şa­nan­la­rı ve ya­şa­dı­ğı olay­la­rı pay­laş­tı­ğı için Öz­gür­ses Ga­ze­te­si ola­rak te­şek­kür­le­ri­mi­zi su­nu­yo­ruz. RÖPORTAJ: Özgür GÜN

Reklam

Lütfen Dikkat

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Yorum yapan kişi; IP adresinin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, yorumun yetkililerce, fikri sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini siteye girdiği andan itibaren kabul ve beyan etmiş sayılır.

Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Özgürses Gazetesi’ne aittir. Özgürses Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.