15 Aralık 2018, Cumartesi
Özgürses Gazetesi

Cemre ne zaman düştü? İlk Cemre ne zaman düşer?

21 Şubat 2018
Cemre ne zaman düştü? İlk Cemre ne zaman düşer?

Cemre ne zaman düşecek sorusu havaların yavaş yavaş ısınmasıyla gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Ağaçların yeşermeye, mevsimin sertliğini kaybetmeye başladığının bir ifadesi olan Cemre, tarihleri ile vatandaşların sorguladığı konu oldu. Peki, İlk Cemre ne zaman düştü? İşte, doğa olayı olarak kabul gören bu inanış hakkında detaylı bilgiler

CEMRE NE ZAMAN DÜŞTÜ?

Yıllardır süregelen inanışa göre ilk Cemre, 19 Şubat tarihinde havaya düşmektedir. Her yıl aynı tarihte gerçekleştiği düşünülen bu inançta sonraki süreçler ise 26-27 Şubat ve 5-6 Mart şeklinde ilerlemektedir. Cemre, ilk olarak havaya, sonra suya ve son olarak ise toprağa düşmektedir.

İLK CEMRE DÜŞTÜ, ÇİÇEKLER  AÇTI 

Mersin’in Anamur ilçesinde badem, kayısı ve dut ağaçları çiçek açtı.

Anamur ilçesinde yazdan kalma günler yaşanırken, Toroslar’ın güney kesimleri  badem, kayısı ve dut ağaçlarının çiçek açmasıyla rengarenk oldu. Emirşah Mahallesi’nde oturan Musa Çakmak (29), erken de olsa güzel bir bahar yaşadıklarını ifade etti. Badem üreticisi Erol Taş (41) da bu yıl havaların ılık gitmesinden dolayı bademlerin erken çiçek açtığını ancak havaların birden soğumasından endişe ettiklerini söyledi.

İlk cemrenin havaya düşmesi ile doğa ayrı bir canlılık yaşamaya başlarken, arılar da çiçeklerin üzerindeki arayışlarını sürdürerek, peteklere bal bırakmak için çalışıyor.

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün verilerine göre hava sıcaklıkları kentte en düşük 12, en yüksek ise 20 derece ölçüldü. Perşembe gününe kadar kentte yağmurun etkili olacağı,hafta sonu ise havanın güneşli olacağı belirtildi.

CEMRE NE DEMEK?

Gazi Üniversitesi’nden Prof.Dr. Öcal Oğuz Cemre kelimesinin kökenine dair şu bilgileri verdi: “Cemre, hakkında çok fazla rivayet olan bir kelime. Öncelikle ateş, ateş parçası, kor şeklinde Arapçadan kaynaklanan bir anlamı var. Ama onun yanında Anadolu’da ‘imre’, ‘imere’ ‘zemheri’ veya ‘cemre’ şeklinde adlandırmalar var. Bunlardan Cemre adı en yaygın olarak kullanılandır.” dedi.

KAÇ TANE CEMRE VAR?

Birinci cemrenin 20 Şubat’ta havaya, ikinci Cemrenin 27 Şubat’ta suya , üçüncü Cemre’nin 6 Mart’ta (artık yıllarda 5 Mart) toprağa düştüğü varsayılır.

İstanbul’da son 60 yıllık dönem için yapılan bir araştırma , Cemre’lerin kıştan bahara geçilirken ortalama sıcaklık eğrilerinin yükselmeye başladığı dönemin başlangıcını belirledikleri ve bu dönemde mevsim normallerinin üzerindeki az ya da çok bir sıcaklık artışıyla çakıştıklarını ortaya koymuştur.

Cemreler arasındaki günlerdeyse, sıcaklıklarda az da olsa bir düşüş olduğu saptanmış. Aynı araştırmaya göre her üç Cemre dikkate alındığında, bir iki günlük farklarla bu tarihlerde %42 olasılıkla, iki Cemre dikkate alındığındaysa %74 olasılıkla belirgin bir ısınma gerçekleşmiş.

CEMREYLE İLGİLİ ATASÖZLERİ DE BULUNUYOR

Prof. Dr. Oğuz, tabiatı gözlemleyen halkın bu konuda birçok atasözü ürettiğini belirterek, “Ağustos soğuya soğuya kışı getirir, şubat ılıya ılıya yazı getirir” gibi atasözlerinin cemrelerle başlayan ısınmaya yönelik bir gözlemin sonucu olduğunu aktardı.

Geceyle gündüzün eşitlendiği 21 Mart’tan yani “nevruz”dan sonra gündüzlerin uzamaya başladığını söyleyen Oğuz, şunları kaydetti:

“Halk, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ diyerek cemrelerin yaz için yeterli olmadığını gözleme dayalı olarak ifade eder. ‘İstersen yazı, bekle Hıdırellez’i’ atasözü veya ‘Mayıs ayı gelende dağlarda kar olur mu?’ türküsü halkın tabiata yönelik bu gözleminin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Nitekim bizim ‘bahar bayramı’ olarak tanıdığımız Hıdırellez, aslında halk takviminde cemrelerin düşüşünden başlayarak kışın ve eski yılın bitişinin, yazın ve yeni yılın gelişinin kutlanmasıdır.”

Reklam

Lütfen Dikkat

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Yorum yapan kişi; IP adresinin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun kendisine ait olduğunu, yorumun yetkililerce, fikri sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini siteye girdiği andan itibaren kabul ve beyan etmiş sayılır.

Bu sitede bulunan tüm yazılı ve görsel içerikler ile bu içeriklerin görsel ve sistematik tasarım hakları aksi belirtilmediği sürece Özgürses Gazetesi’ne aittir. Özgürses Gazetesi’nin yazılı izni alınmadan hiçbir yazılı, görsel, işitsel içerik kopyalanamaz, değiştirilemez, yeniden yayınlanamaz veya satılamaz. Aksine davranışların, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre hukuki ve cezai yaptırımları mevcuttur. Sitedeki tüm içeriklerin telif hakları korunmaktadır.